Aslına bakarsanız ödül alan, deli gibi takip edilen blogcuları kıskanıyorum. Belki bu yüzden önceki bloğumu kapatmış bile olabilirim. Gerçi çok takip edilebilmek sabır isteyen bir şey. Yani aksatmadan yazacaksın, daha da önemlisi çok uzun süre aynı adreste yazacaksın seni kaybetmesinler, adın aşina olsunlar. Bu da benim için oldukça zor. O kadar sabırsız bir insanım ki bazen kahvaltı yapmayı çok özlediğim için sabah olmasını beklemeden geceden yaptığım olur (mübalağa etmiyorum).
Böyle bir insanın bir azimle çalışıp bir işte başarı kazanmak için tırnaklarıyla kazıyarak, neydi o kelime, şu anda aklıma gelmiyor, böyle düzenli olarak, inatla, ne istediğini bilir bir şekilde ilerlemesi oldukça zor. Tırnaklarımla kazıdığımdan emin olabilirsiniz, zaten o şanslı doğan çocuklardan değilim ben, çoğu şeyi kendi azmimle (doğru kelime bu, evet) elde etmek zorunda kaldım ve hala da öyle. Ama bir sorun var ki o kadar emek verdiğim şeyi elimin tersiyle itip, her şeyi geride bırakıp, sanki o kadar uğraşmamışım gibi, bambaşka bir şeye sıfırdan başlamayı göze alabiliyorum. Blog olayında da öyle oldu. Evet, bir zamanlar az da olsa sıkı takipçileri olan bir bloğa kilit vurup yeni bir adres alıp bu kez kendimi anlatmaya karar vermemin üzerinden sadece bir gün geçti.
Bloglarla ilgisi olmayan insan bu bloğa girip de bu yazıyı okumaz, blogcular da blog tutmanın bir blogger için önemini bilirler zaten ama bilmeyenler için söylemek istiyorum ki bu blog camiasında bir sürü dostluk kurulduğunu, neye benzemediği bilinmeyen bir insandan nefret edilinebileceğini ya da sadece merak edilinebileceğini, aşık olup kin tutanları, hayatlarını anlatıp hiç tanımadığı insanlar tarafından yapılan yorumlara verilen tavsiyelere göre şekillendirenleri, sadece bir kişi okusun diye yazmaya başlayıp gördüğü ilgi karşısında yazdığı kişiyi unutanları gördüm. Şaşırtıcı değil mi? Tıpkı bir kendini bilmez hatun söylemişti hani, ekşisözlük yazarları nicklerinin arkasına saklanıp kendi egolarını tatmin ediyorlar, diye; onun gibi ama burada olaylar biraz daha farklı.
Blog yazarlarının çoğu kendilerini gizlemez. Gizleyenler de artık fazlasıyla özel hayatlarını ifşa edip ortaya çıkmaya cesaret edemeyenlerdir. Çok azı da yazdığı her cümleden birinin okuyan tanıdıkları tarafından kendi üzerine alınacağını tahmin ettiği için ortaya çıkmayı tercih etmeyen ve bloğunu duyurmak istemeyenlerden oluşur. Bu blogla birlikte ben de bu kategoriye dahil olacağım gibi görünüyor.
Hadi bakalım...